Nazlı… Adı gibi narin ama bir o kadar da güçlü bir ruhun taşıyıcısı. Ankara’un şehrin kalabalığında bile yalnızca kendi iç sesini dinleyebilen, Ankara’nın dinginliğinde büyüyen bir kadın… 24 yaşında, 1.68 boyunda ve 60 kiloluk zarif bir bedenin içinde, kocaman bir dünyayı taşır gibi yaşıyor hayatı. Onu ilk gördüğünüzde dikkat çeken şey güzelliği olabilir; ama onu gerçekten tanıdığınızda fark ettiğiniz şey, ışığını dışarıdan değil, içinden aldığıdır.
Nazlı’nın makyaja olan tutkusu, bir yüzü güzelleştirme arzusundan çok daha ötedir. O, makyajı bir maske olarak değil; kendini ifade etmenin en renkli yolu olarak görür. Her fırça darbesi, ruhunun bir dokunuşu gibidir. Bazen gökyüzünün gün batımındaki kızıllığını gözlerine taşır; bazen de sabahın dinginliğini teninde hissetmek ister. Aynaya baktığında yalnızca bir yüz değil, ruhunun o günkü halini görür. Makyaj onun için bir sanat, bir yolculuk, bir anlatı… Kendi hikâyesine her gün yeni b…

